SSSAYIKLAMARSSS9 yorum var - 1 gün önceDerdim ki Uysal bir binektir şimdi bana her şeytanın Yok üstelik çalan bir bandoneon Uysal bir inektir An be! An! Çok şey mi istediğim? Bir an! Dımdındıdıdım dımdındıdıdım Uysal Sen yoksun ya
8 yorum var - 20 Ağustos 2008 19:24Kim o? Kim o!!?? Çatlama geldim işte! Sen miydin Biliyor musun Umarım süt istemezsin kahvene Neden oturmuyorsun Elinde birşey mi var Demek ne olduğunu söylemeyeceksin Bana bir hediye! Saklama Yuvarlanıyorum Sus konuşma teşekkür 14 yorum var - 10 Ağustos 2008 17:19Uzuyor Susamıştı gözleri Sorsam bilir mi ki Bil ki 10 yorum var - 30 Temmuz 2008 15:30. . . Anlam ötede Nerdesin Şükran Yakalım gecemizim . . . 0 yorum var - 27 Temmuz 2008 15:57ben seni 7 yorum var - 25 Temmuz 2008 05:43Ben şair değilim Yasak Ormana gitmiştim Kendi sakalımla kirlenmiş olmalı Neyse boşverin bunları Kadın Ha 4 yorum var - 24 Temmuz 2008 17:18. . . kraterlerini gösterdik 2 yorum var - 11 Temmuz 2008 14:26BıRaktım zaten 3 yorum var - 29 Haziran 2008 23:13Aşkın hüzün hali http://www.futuristika.org/2008/01/26/yves-klein-volare-ve-dusmek-uzerine/ 4 yorum var - 21 Haziran 2008 20:54. . . Toprak ve Su tanıştı önce... Çocukları Balçık oldu sonra... Onu Ateşin yanına çırak verdi anababası... Balçık çocuk, büyüyüp piştiğini düşününce ayrıldı ustasından , Mawi ülkeye doğru yola çıktı... Yedidağların ardındaydı Mawi ülke Toprak ülkesine bakan... Oraya varınca etrafına uzun uzun baktı sonra derin , mavi bir nefes çekti ve bıraktı kendini o mavi suların içine... Annesinin eskiden bir deniz kızı olarak yaşadığı o ülkenin sularına... Önce nefesi kesildi, soluk alamaz oldu ; ama sonra içindeki ateşin, öfkenin, isteğin (ve ne kadar can yakıcı noktası varsa) söndüğünü hissetti ilkin... Kara bir balçıktan olan bedeninin erimeye başladığını hissetti sonra... eridi... eridi... eridi... Ta ki tek bir su damlası olarak kalana dek... Böylece seyretti suyu suyun içinde uzun süre... Ne kocaman, ne renkli, ne güzel bir ülkeydi burası böyle... Neden sonra Mawi ülkeye ilk girdiği anı hatırladı... İçine çektiği o ilk nefesi, tazelenişi, yeni bir dünyaya ilk adımı atmanın verdiği o yeni heyecanı... Gözlerini tekrar açtı, etrafına şöyle uzun uzun baktı ve derin bir nefes aldı... . . . [Balçık Kitabı - Balçıkoğlanın Mawi Ülkeye Yolculuğu'ndan özet]
5 yorum var - 15 Haziran 2008 16:30
Sadece o mu(a)m'a yakınlıklarımız farklı... Bizi birbirimizden farklı tutan tek neden bu... '' . . . Kirişçi yayını fırlattığında, hedefi vurup vurmadığına dair hiçbir şüphesi kalmamıştır. Nereyi vurduğuna karar vermiştir bile... Onun düşünmesi gereken, seçmesi gereken tek şey yayını niçin kullanacağıdır... Bunun kararı da zaten çok önceden verilmiştir... . . . Kirişini her zaman savaşmak için kullanmaz o; çoğu zaman kiriş'inde birikmiş kor'u temizlemek, onu akkor haline getirmek için arş'esini çıkarır, kirişinin derdini dinler. Zaten kendileri gibi dertleri de birdir onların... . . . 3 yorum var - 18 Nisan 2008 02:24GECİKMELİ BİR(ÇOK) TEŞEKKÜR Beni doğuran tüm kadınlara… Biliyorum ki benim duyduğum acılar sizinkilerden her zaman daha az ve katlanılabilirdi. Beden ve aklımın anneleri… İyi ki vardınız… Hep var olunuz… KENDİme NOTlar’dan Tarih: (belirtilmemiş) ben ŞİMDİ koydum adını… 5 yorum var - 15 Nisan 2008 22:36Kızmayın çokça gülümsüyorum diye 8 yorum var - 14 Nisan 2008 23:23BİR simgedir sadece gözleri görünen kadın Erkeklerim İsterse(k) örtelim gözlerimizi Bu daha çok ÖLÜM 6 yorum var - 12 Nisan 2008 07:27QUANTITATİF Efendi her an evinde olsun… İnsan yaşayan olduğu zaman evrenin efendisidir. Efendinin özeti hoşgörüdür. h o ş g ö r ü ne güzel bir kelime Efendi hoşgörü sahibidir de. hoşgörü onun doğal halidir… Sözün kısası efendi eve dönmelidir. “ Onları affet ne yaptıklarını bilmiyorlar “ sözü birçok efendi’nin ya çarmıha gerilirken ya asılırken ya da yakılırken ki sözüdür; kendi evinin efendisinin sözü… Şimdi yapılacak şey insanoğlu çarmıha gerilip, derisi yüzülmeden efendi’nin evine dönmesidir… Yukarıdaki cümle daha önce, iş çarmıha gelmeden söylenmelidir. Savunulacak her şey son tahlilde doğrudur… Gerçek ise hayat her an bir yeni’ye açılır çünkü o’nun mekaniği, fiziği, kimyası zaten bunun üzerine kurulmuştur.Sonsuza dek. her an yeni bir tamamlanmadır… Bu gerçekler nedeniyle efendi hoşgörülü ve affedicidir. O her yeni an’la birlikte yeni bir varoluşa yeni bir tamamlanmaya ulaşmaktadır… Bunun gerçekleşmediği anda efendi evde değil demektir. Bu da varlığın yokluğu anlamına gelir ama bu da hayat’ın denklemdeki yeri nedeniyle imkansızdır. (+) evrim yönü Efendinin evde olması insanın her an hayat’ta olması demektir, varoluşu boyunca… EGO efendi ile en çok karıştırılır. Efendinin tek ego’su korkusuzca kendi kendi(se)si oluş isteğine bağlanmıştır. Genel tanımların dışındadır. Bu ise sadece efendi’nin eve geliş haberidir… Efendi beyin’ine, beden’ine, akıl’ına uşaklık yaptırabilendir; onları hak’kıyla yönetebilen… Eski deyimle aynı sıra ile söylersek ‘’eline, beline, diline hakim olan’’… O kişi yani o fend, gününün en sonunda akıl’ına tam hakim olduğunda evinin(evreninin) de efendisi olur… Efendice… Efendisiz... 1 yorum var - 12 Nisan 2008 02:19KENDİme NOTlar’dan…. Tünel, çayevi saat:20.00 Hayatım sürekli bir tekrar içine girdi sanki…. Ne zaman başladı bu hep böyle miydi bilmiyorum… Tutunamamaktansa tutunmamak daha iyi değil mi…?? Peki ama bu mümkün mü? Hayatımızdaki, kafamızdaki, içimizdeki, dışımızdaki her türlü bağı kesip atmak mümkün mü?...
Bir anlamda bilinçli olarak delirmek mümkün mü?..
Peki bunun yöntemi ne olmalı?... Nereden başlamalı?......... **sayfa kenarı notu: Tut ellerimi bebek tut biraz…. Nevizade saat:23.00 Önce insanlardan, ilşkilerden mi kopmalı yoksa fikirlerden, doğrularımız dediğimiz stabil alanlardan mı?.. Sanırım önce içimizden başlamalı, zihnimizden… Zaten böylece dışarıdaki hayatımız da düşüncelerimizin değişimiyle değişmeye dönüşmeye başlayacaktır… Zihnimizdeki en stabil alanlar da sanırım iyi_kötü üzerine olan yargılarımız. Yapılması gereken ilk iş iyi, kötü,doğru,yanlış,güzel,çirkin gibi çok keskin kelimeleri dilimizden atmak… Kulağımıza çalındığında artık bize ait kelimeler olmadıklarının farkında olmak… “ Kusura bakmayın ama yapım aşamasındayım. Kendi kelimelerimi bulmaya gittim ve döner miyim ben de bilmiyorum. Umarım…” Elimde kalan susmak…………… … …………..28.05.2005 10 yorum var - 11 Nisan 2008 07:27Bu benim kitabımdır. Kitabımızı bitirdiğinde bu kitaptaki herkes ve herşey Kitabını tam anlamıyla okumak istiyorsan sen de bu kitap dışındaki herkesi ve herşeyi unutmalısın... Hazırsan başlayalım. 4 yorum var - 11 Nisan 2008 03:54Aklın hakimi=Mesih Sonsuzluk zamanın yaptığı işlere aşıktır. Ey iki yüzlülük Ey sofu iblisliğim İnsim, cinsim. İnsan bedeni savaş meydanı değildir. Kutsal bir emanettir. Öyle davranılmalıdır. Kadınlar buna izin vermemeli o zaman herşey düzelir. Erkekler buna izin vermemeli o zaman herşey düzelir. sine qua non: her yaratma önce bir yıkmadır. evet şahMAT........._ 6 yorum var - 09 Nisan 2008 10:48Hataların Karşılıklı Bağışlanması; 0 yorum var - 05 Nisan 2008 19:09Kara kaygının yerini yüreklilikle, kuşkunun yerini inançla, umutsuzluğun yerini umutla, kötülüğün yerini iyilikle, sızlanmanın yerini görevle, kuşkuculuğun yerini imanla, safsataların yerini soğukkanlılığın aldırmazlığıyla ve gururun yerini alçakgönüllülükle dolduruyorum. 0 yorum var - 06 Mart 2008 18:05gördüğün her insanı insan diyerek geçme,tANı.. |