|
26 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.
13.05.1972 doğumlu, 36 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul.
SSSAYIKLAMARSSS
|
|
|
gece uyumayanlar3870 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Atatürk3113 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yeraltı edebiyatı1930 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler1456 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
nietzsche1137 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
HELP FOR CHILDREN1085 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
felsefe977 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kadıköy730 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
jazz726 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sinefil692 üyesi var. üyelik serbest. |
yol ki yürekten ağıza açılan,dudakları kapısı sayan bedenin dehlizi...yol ses'i almış,kucağına,yanına,hadi gidelim demiş şiir denen muammaya,şiir uyuyormuş o arada,yol ve ses' in gelişini hissetmiş düş'lerinde...düş'ler telaşlanmış ve gizlenmiş us'un altına...ses aramış düş'lerini önce fısıltıyla sonra haykıra haykıra...
derken şiir kaldırmış us'un altını ve bir avuç almış eline düş'lerden,dökmüş bir kaç harfin ve hecenin arasına,yol utanmış bir başı ve bir sonu olduğundan yani eninin sınırlı oluşundan...genişlemiş yol ve evren doğmuş insanın dudaklarından...
o gün bu gündür ne şiirin bir sonu olabilmiş,ne de düşlerin bir sınırı.
yolcv.
hoş bir muamma.
hep korkarız er(il)ken geçmek-
ten
zaman sadece
mekan ı tebdil iken
ve evet
ezilir kum taneleri zerreye
geçene dek
saatinden
istek(sizlik)le
bir düş/de
'' Storr'a göre Beethoven müziğini, yaşayan insanların onda yarattığı düşkırıklığı ve kine karşı düşlediği ideal bir sevgi ve dostluktan doğurmuştur. ''
'' Geçmişi bilebilmenin yolu yaşayan bir insanı, şu özel an içinde, bir geleceğe doğru kendini tasarlayışı içinde görebilmektir. '' .......Rollo May.......... (Yaratma Cesareti)
''...başka bir birey tarafından kabul edilme, insanı kendi varlığını yaşama sorunuyla yüzyüze gelmek üzere özgürleştirir. ''
'' Nevrotik kaygı ve suçluluk, varoluşsal kaygı ve suçlulukla yüzleşememekten ortaya çıkıyor. ''
'' Ölümle (insanın kendi varlığının hiçbir yankısını bulamadığı bir dünyayla) yüzyüze gelebilme yetisi (cesareti) gelişmenin ön koşuludur; insanın kendi bilincine varmasının ve kendini bulmasının ön koşulu... ''
'' Sevgi ve güvenin kazanılması birçok durumda insanın kendi varlığının farkındalığını, başka bilinçlerin varlık alanı uğruna indirgemesiyle, bu farkındalığı kendi varlığının bilinciyle değiştiremeden iğdiş etmesiyle sonuçlanıyor. ''
Korku ve umut ikiz kardeşlerdir...
Biri bitmeden diğeri bitmez...
Var olan bitirilemez...
Ömrünü tamamlaması beklenir... Umulan zamanın kısa ve rahat geçmesidir... Bu umma miktarı kadar korku da birlikte gelir elbette... Ve yapacak hiç bir şey yoktur yine ummaktan başka... Korkunun sona ermesi umulur... Kardeş katli...
Umut korkunun ardından yürümelidir her daim...
Kardeşine göz kulak olmak ve nöbet geçirdiğinde onun bütün varlığına sarılıp ''herşey yolunda.. geçti artık'' diyebilmek için...
Nöbet geçiren umut olursa kardeşi korku kilitlenir ve her ikisi de o sonsuz ıssızlıkta çıldırır bütün varlıklarıyla... Tek çözüm de birinin kendine gelmesini 'um'maktır... Ya yine umut kendine gelecektir ilk ya da korku kardeşine dönüşeceği bir noktaya ulaşacaktır umutu kendine getirmek için... Peki ama ya umutu korku olduğuna inandırırsa kendinin umut olduğunu zannederek...
Göğün 7 katı
Kibirin 7 katı
Cehennemin 7 katı...
İnsan yere basan olmalı...
Boşa değil 'yer' adı...
İçindekini de üstündekini de yer...
Üstüne basıp geçen olmalı...
İnsan yer'e basan olmalı...
Hep göz göze bakmalı...
Beden dünya(toprak ana)nın hakkıdır, ona aittir...
Toprağa girmeden bırakılmalı...
Be(de)n ile yapılan yolculuk (seyir) değildir...
Olsa olsa sonu toprağa varan bir tutsaklık...
İnsanlar arasındaki tek azınlık ''sömürgenler''dir...
Yine de dünyayı ellerinin içinde döndürürler ve insanları da kendilerine benzetirler...
İnsanları kendilerine(sözde sunduklarına) muhtaç olduklarına inandırmışlardır çünkü... Gerçek tam tersi olsa da...
KıYaM(eT)? sözlük anlamı :
teşekkür ederim adres için pjpjaylinfan...
http://bgd.org.tr/tr/index.html
''... İmge'min tıpkısını bir başka biçimde, arzumun kendisini de kendisine aykırı olarak söyleyeceğim diye sözcükten sözcüğe çırpınır dururum: bu yolculuğun sonunda son felsefem ancak yineleyimi benimsemek -ve uygulamak- olabilir. Tapılası olan tapılasıdır. Ya da sana tapıyorum, çünkü tapılasısın, seni seviyorum, çünkü seni seviyorum. Böylece, aşk dilini kapatan şey, onu kurmuş olan şeyin ta kendisidir : büyülenme. Çünkü büyülenmeyi betimlemek, sonuçta, hiçbir zaman şu sözceden öteye gidemez : ''büyülendim''
Dilin uç noktasına, bozuk bir plak gibi 'son söz'ünü yinelemekten başka bir şey yapamayacağı yere ulaştıktan sonra, kesinlemesiyle sarhoş olurum : yineleyim dediğimiz şey, tam bir değer karışıklığı içinde, mantıksal işlemin şanlı sonunun, saçmalığın müstehcenliğinin ve Nietzsche'nin evet'inin patlamasının yeniden bulunduğu şu işitilmedik durum değil midir? ''
Roland Barthes
''Fragments d'un discours amoureux''
Her korkunun tamamen bize özgü mantıklı bir açıklaması olmalı mutlaka
Bunu öğrenmenin tek yolu da her bir korkunun korkusuzca irdelenebilmesidir kişinin kendi tarafından
Korkuyla cesaretle yüzleşmek
Cesaret anında cesaret yoktur
Sadece korku ve kişinin kendi
Korkular kendimizi uyanık tutar
Hayatın takip edeceği yolu gösterirler
Düşler sadece uyanıkken görülüyor ve yaşanıyorsa gerçektir
Gerisi tahayyül, zan ve yalan olur
Korkularımızla yüzleşmek olanaksızlıklarımızla yüzleşmektir
Olanaksızlıkları olan düş(ün) dünyasında gerçekleşemez
Yanlı(i)ş doğ(u)rul(an)malı
Beyin muhteşem bir alet(organ, araç)tir ve tam verimle ancak otomatik pilotta çalışır
Tanrı o otomatik pilota teslimiyetin oluşturduğu yanılgı verici bir zannediştir
Varlığının bilinmesi yeterli
Zannedilmemeli...
Her bir zannediş sonsuz bozuluş-oluş evrenindeki bir nokta olacaktır
Yani gelip geçici bir heves gibi...
Zan terkedi(li)şe hazır halde bekler
Mümkün olduğunca zannetme(me)li
''Şahitlik makamı'' tek kişilik bir koltuktur
O koltukta bir sonsuz luk aynasına bakmak gibi
Tek bir an(da)..
Bu varlığa girişin ilk / son kapısı
Algı kapı(lar)ı
Tek kişilik
Tek kapı
Aynasız
Boşluk(tu)la sevişmek
Ne bir söz
Ne bir kimse
Duygusuzsa(n)mak
Kıpraşmak
Kırpışmak
Bir dalga
Bir nokta
;
Işık Kırılması
Hep dostlar
Merhaba derler
Yoldan çevirirler
Dostluktan o
Hakla
Noktasızlama
Aslında varoluşun bütünlüğünde herhangi bir yanlış olmadığını düşünüyorum. Her birimizin yaptığı kendi varoluş çizgimizi, doğrumuzu çizmeye çabalamak. Başkalarının doğrularına, çizgilerine kara çalarak yapıyoruz bunu çoğu zaman. Kendi çizgimiz matematiksel bir doğru olarak tanımlanamazken tıpkı diğer tüm bireysel varoluş çizgileri gibi üstelik...
rüzgarın sesini dinle
bulutlarda saklıdır
ağaçlara neler anlatır
bir tek kuşlarla paylaşır
yapraklara fısıldadığını
kanatlarını aç da dinle
Söz değişmez
Ama bazen
Suret yerine
Arabı gelir
Aynası terse
Bakar suretin
Ayakkabı tekinin sevişmesidir birinin ayağında yürüyüşe çıkmak diğer tekiyle...
Sevişmek de elbet tek kişilik... Sorun diğer tekin nerede olduğu birlikte çift edeceğin...
İki ayrı birinin ayağındaki teklerin ettiği olsa olsa dövüşmek